BEHİÇ KILIÇ
SOROS’U biliyorsunuz, Soros’un müttefiki “Açık Toplum Enstitüsü” Boğaziçi Öğretim Üyesi Binnaz Toprak’a bir araştırlma yaptırdı onu da biliyorsunuz...
Bu araştırma bana bir garip geldi de, “Du bakali ne olacak!!?” diye bekliyorduk... Soros ittifakı, araştırma çerçevesi içerisinde Fethullah Gülen ekibini de eleştiriler yönetiyordu misal!.. Üstelik bu “Araştırma” sonuçları ilk açıklanacak iken, bir “Tören (!)” düzenleniyor, baş köşeye de cemaatin kurmayları oturtuluyor!Araştırmacılar, Gülen Hoca’nın kurmaylarının yüzlerine karşı “... siz şöyle şöyle yapıyorsunuz” diyorlar... Gel de anla bu işi!..
Bizim gibi “İşi” anlamaynaları başında olup isyan eden Erzurum’lu meslektaşımız Orhan Bozkurt “Yeter kıymayı Erzurum’a” diye bir yazı yazdı...
Bu yazıyı size aktarmak istiyorum... Böylece İstanbul konaklarında mukim ekabirin, nasıl bir çerçevede “Elitcilik” oynadıkları belki örneklenir...
Orhan Bozkurt’un yazısı; “... Erzurum ile ilgili bölümleri (araştırmanın) o kadar çarpıcı ki, insan okuduğunda, “Gerçekte, ben bu şehirde mi yaşıyorum” diye kendi kendine sormadan edemiyor.”
* Erzurum’da ‘Haydar’ adlı esnaf, ismi Aleviler’e has olduğu için Sünniler’in kendisinden alışveriş yapmadığını söyledi.
* Erzurumlu bir üniversiteli renkli tişörtler giydiği için mahallesindeki gençler tarafından tartaklanmış.
* Üniversite öğrencisi ev tutarken ‘Namaz kılar mısın’, ‘Oruç tutar mısın’ diye sorulduğunu, bir arkadaşının ramazanda evde kola içerken ev sahibine yakalandıklarını, bunun üzerine o gün kiralarının artırıldığını anlattı.
* Erzurum’da subay çocuğu bir liseli, ablasının meslek lisesinde okuduğunu, ancak arkadaşlarının, subay kızı olduğu için oruç tuttuğuna inanmadığını anlattı.
* Erzurum’da bir öğretmen, ikinci sınıfta olan ve seviye tespit sınavından matematikte yüksek performans gösteren çocuğunu cemaat okuluna göndermesi için yapılan ısrarlardan dert yandı.
Ve bunlara benzer daha bir çok örnek ...
Araştırmayı okuyunca doğma büyüme Erzurum’da yaşayan, bu kentin birçok şeyinden şikâyetçi olmama rağmen kendimi tutamadım.
Yaşadığım bu şehrin, gelişmesine engel olmak için ısıtılıp ısıtılıp yılladır birileri tarafından önümüze konulan fotoğraftı sadece...
Doğru Erzurum, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda bir duraklama devri geçiriyor. Ancak bu yobazlaşma hiç olmadı...
Erzurum’un tek kutuplu, güçlüden yana bir kent olduğun zaman zaman yazılarımızda biz de dile getiriyoruz. Bu durum; “Erzurum farklılıklara tahammül edemeyenlerin, hoşgörüsüz insanların yaşadığı bir şehirdir” anlamına asla gelmemeli...
Henüz tahmin yürütürken, Güncel Medya Grup Başkanımız Recep Kapucu, “Okudun mu, Erzurum için neler yazmışlar. O araştırmada mülakat yapılan kişilerden birisi de benim” dedi.
Kendisiyle görüşen isimleri tek tek saydı...
‘Türkiye’de Farklı Olmak, Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler’ araştırması için Kapucu, Prof. Dr. Binnaz Toprak ve ekibiyle geçtiğimiz yıl görüşmüş. Bu yıl Ramazan ayında ise Ruşen Çakır’ın sorumluluğunda yapılan ‘Mahalle Baskısı’ araştırması için Kelime Ata ile konuşmuş.
Recep Kapucu, çizilen Erzurum portresine oldukça tepkili... “Bu şehirde asla böyle bir şey yok” diyor.
“Ben o ekibe de anlattım. Evet, Erzurum’da coğrafik konum, geleneksel yapı açısından bir tutuculuk vardır. Ancak bu hiçbir zaman baskı olmamıştır. Bazı kişilerin Erzurum’u karamsar, yobaz bir şehir, adeta birIran’da ki, Kum kenti gibi göstermek adına söylediklerine asla katılmıyorum. Prof. Dr. Binnaz Toprak ve ekibiyle Güncel FM’in o zamanki merkez ofisinde konuşurken, ‘Erzurum’da Aleviler kendilerini ifade edemiyorlarmış, bu doğru mu?’ diye bir soru soruldu. Yok böyle bir şey dedim. İnanmadılar... O dönem radyomuzda çalışan sekreterimiz Alevi bir arkadaşımızdı. Çağırdım. Boynunda ‘Zülfikar’ şeklinde kolyesi, kulaklarında ayni figürdeki küpeleriyle içeri girdi. İşte dedim. Sadece burada değil bu takıları ile arkadaşımız Cumhuriyet Caddesi’nde de dolaşabiliyor. O’na da sordular. Arkadaşımızda beni doğruladı...”
Orhan Bozkurt’un yazısına yarın devam edeceğiz...
25.12.2008
behic.kilic@tercuman.com.tr
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder